Loading...
Ana Sayfa 2018-06-04T08:52:34+00:00

Tarık Tekman

Tarık Tekman 2001 yılından itibaren Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’da Lam Kam Chuen, Li Hechun, Aihan Kuhn ve David Verdesi dahil olmak üzere birçok ustayla Çigong ve Tai Chi çalışmış; Byron Katie Çalışması Okulunu, Dorn Method & Breuss Massage Advanced Therapist eğitimini tamamlamış, European Shiatsu School’da Temel Shiatsu; Stephen Victor’la Bert Hellinger Aile Dizilimi; İhaleakala Hew Len’le Ho’oponopono çalışmış, Eckhart Tolle, Byron Katie, Stuart Schwartz, Stephen Harrod Buhner ve James Eaton’ın inzivalarına katılmıştır. “Tai Chi & Qi Gong Healing Institute” ile “Peace Players International-Cyprus” yönetim kurulu üyesi ve “Lam Tai Chi Chuan Association” ile “Da Cheng Chuan Chi Kung Research Group” üyesidir. İstanbul ve Kıbrıs’ta Çigong ve Tai Chi eğitimi vermekte, Byron Katie Çalışması yaptırmaktadır.

Program

Çigong

Çigong İstanbul, Kıbrıs, Türkiye

Çigong (Chi Kung veya Qigong diye de yazılır), ağaç duruşları ve hareketlerle sağlığı güçlendirip uykusuzluk, yorgunluk ve ağrıları azaltan, huzur, güç, enerji ve dayanıklılığı arttıran bir yaşam enerjisi egzersizidir.

Qi (hava, nefes, enerji) ve Gong (hüner, sonuç, hizmet, çalışma) kelimeleriyle oluşturulan Qigong aynı zamanda Geleneksel Çin Tıbbının dört uygulamasından biridir. 1989 yılında Çin’deki Batı tıbbı hastahaneleri Çigong’u hastalıkların tedavisinde uygulanabilecek standart bir tıbbi teknik olarak resmen tanıdı ve 1996 yılında Çin’in ulusal sağlık planına alındı. Düzenli Çigong yapmanın;

  • Yaşlanmayı ters çevirici,
  • Vücut fonksiyonları, tansiyon, glükoz metabolizması ve dinlenme sırasındaki kalp atım hızına faydalı,
  • Kanser ve yüksek tansiyon tedavisini destekleyici, orta yaşlı kadınları kemik erimesinden koruyucu, sinirleri güçlendirici,
  • Düşme riski, depresyon, anksiyete, toplam kolesterol, kilo ve vücut kitle indeksini azaltıcı,
  • Akyuvarlar sayısı, kalp atım hacmi, solunum kapasitesi, fiziksel fonksiyon, eklem ve gövde esnekliği,  glükoz ve lipid parametreleri, yaşam kalitesi, uyku kalitesi, denge, kalp-solunum dayanıklılığı ve dikkati arttıran etkilerini gösteren bilimsel araştırmaları aşağıda inceleyebilirsiniz.

Kıbrıs ve İstanbul’daki Çigong dersleri için lütfen Program‘a bakın.

Ağaç Duruşları (Zhan Zhuang), enerji toplamak ve vücudun enerji merkezlerini canlandırmak için en etkili çalışmadır. Ağaç duruşları ayakta yapılsa da bedensel engel, ağır hastalık gibi durumlarda oturarak veya yatarak da yapılabilir. Bu duruşlarda metabolizma hızlanır, solunum derinleşir, zihin gevşer ve beden güçlenir. Ağaç Duruşları Çigongu aynı zamanda çok sayıda hareketli egzersizi de içerir.

 Enerji kanallarını esnetip açan sekiz hareketlik bir içsel esneme (Dao Yin) çalışması olan Baduanjin’den MS 1150 yılındaki bir yazıda bahsedilmekte, 1300 yılına ait bir kitapta da tüm hareketlerin resimleri yer almaktadır. General Yue Fei’in askerlerin sağlıklarını koruması için geliştirdiğine inanılır. Geleneksel Çin tıbbına göre vücuttaki enerji kanallarını açarak iç organları güçlendirir ve sağlığın korunmasına yardımcı olur.

Sekiz Brokar’ın esnekliği arttırdığı, deri altı yağ dokusunu azalttığı ve orta yaşlı kadınları kemik erimesinden koruduğu bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir. Hem sağlık ve esnekliğini güçlendirmek isteyenlere hem de enerji çalışmaları yapanlara önerilir.

İnsan vücudunda oluşan ilk enerji kanalı ve bedendeki enerji merkezlerini besleyen ana meridyen olan orta kanal omurganın içinden geçer. Orta kanal ve ona eşlik eden iki yardımcı kanalı basit hareketlerle açıp vücutta enerji akışını kolaylaştıran bir egzersiz olan Orta Kanal Çigongu, genel sağlık ve enerji gelişimine yardımcı olmanın yanı sıra omurgayı hizalayıp enerjiyi dengelediği için baş, boyun, sırt ve bel ağrılarını gidermede de etkilidir.

  1. Yaşlanmayı hızlandıran kronik medikal problemlerde Qigong’un sağlığı ve birçok vücut fonksiyonunu iyileştirmesi ve yaşlanmayı ters çevirmesi. Yüksek tansiyon ve kanserin ilaçla tedavisini desteklemesi.
  2.  Çigong’un kronik hastalık ve depresyonu olan yaşlılarda depresyonu geçirebilmesi ve sağlığı iyileştirebilmesi.
  3. Çigong ve Tai Chi’nin yaşlılarda fiziksel fonksiyonları iyileştirmesi; tansiyonu, düşme riskini, depresyonu ve anksiyeteyi azaltması.
  4. Çigong’un anti-depresif etkisi
  5. Tıbbi Çigong’un kanser hastalarının tedavisini destekleyici bakım olarak yaşam kalitesini ve ruh hali ve yorgunluk parametrelerini iyileştirmesi ve iltihabı azaltması.
  6. Çigong’un akyuvarlar ve lemfosit sayısını, kalp atım hacmini ve “peak early transmitral filling velocity” ile “peak late transmitral filling velocity”yi ve zorlamalı solunum kapasitesini arttırması; toplam kolesterolü, sistolik ve diyastolik kan basıncını ve depresif ruh halini azaltması.
  7. Sekiz Brokar’ın fiziksel esnekliği arttırması, kilo ve vücut kitle indeksini düşürmesi.
  8. Tip-2 diyabetli yaşlılarda Sekiz Brokar’ın denge, bedensel esneklik ve glükoz metabolizmasına olumlu etkisi, fiziksel fonksiyon, kol ve bacak gücü, eklem esnekliğini arttırması, sinirleri güçlendirmesi ve glükoz ve lipid parametreleerini iyileştirmesi.
  9. Sekiz Brokar’ın yaşam kalitesi, uyku kalitesi, denge, gövde esnekliği, sistolik ve diastolk tansiyon ve dinlenme sırasındaki kalp atım hızına faydası.
  10. Lise öğrencilerinde Sekiz Brokar’ın kalp-solunum dayanıklılığını, bacak propriyosepsiyon fonksiyonunu, esnekliği, bacaklardaki patlayıcı gücü ve dikkati arttırması.
  11. Sekiz Brokar’ın orta yaşlı kadınları kemik erimesinden koruması

Usta-Çırak ilişkisiyle Çigong’u günümüze taşıyıp paylaşan eğitmenler:

  1. Wang Xiang Zhai (1885-1963), 20. yüzyılın başında 10 yıl boyunca Çin’in farklı bölgelerinde Çigong ve savunma sanatı çalışmalarını öğrenip Ağaç Duruşları Çigong sistemini ve Da Cheng Chuan (Yiquan diye de bilinir) savunma sanatını geliştirdi.
  2. Profesör Yu Yong Nian (1920-2013) Ağaç Duruşları Çigongunu (Zhan Zhuang Qigong) Pekin’de çalıştığı hastanede bir tedavi yöntemi olarak kullanıp bilimsel yöntemlerle insan sağlığına etkilerini araştırıp yayınladı.
  3. Lam Kam Chuen 1975’te Hong Kong’dan Londra’ya taşınıp, aynı yıl Tai Chi’nin Londra Eğitim Kurumu müfredatına alınmasını sağladı ve Londra’daki ilk resmi Tai Chi eğitmeni oldu, 1987’den itibaren Çigong’u Avrupa’ya tanıtmaya başladı.
  4. Lam Kam Chuen’in öğrencisi Tarık Tekman 2001’de başladığı Çigong’u 2008’de Kıbrıs ve Türkiye’de öğretmeye ve yeni Çigong eğitmenleri yetiştirmeye başladı.
  5. 2014 yılında Tarık Tekman’ın öğrencilerinden Sevim Savaşçı (sevimsavasci@gmail.com) ve Özgür Çağlar Çelik (celikozgur@gmail.com) İstanbul’da Çigong eğitimi vermeye başladı.
Wang Xiang Zhai, Yu Yong Nian, Lam Kam Chuen, Tarık Tekman, Sevim Savaşçı ve Özgür Ç. Çelik

Wang Xiang Zhai, Yu Yong Nian, Lam Kam Chuen, Tarık Tekman, Sevim Savaşçı ve Özgür Ç. Çelik

Çigong eğitmeni olmak istiyorsanız lütfen;

  • Birkaç ay Çigong yapıp bu çalışmayı ne kadar sevdiğinize bakın
  • Eğer sevdiyseniz birkaç ay daha her gün yapın
  • Hala seviyorsanız, o zaman bu konuyu konuşalım

Eğitmen olmak için grup çalışmalarının yanı sıra birebir derslere de ihtiyacınız olacaktır. Herkesin öğrenme ve öğretme becerisi, doğal yatkınlığı ve ne kadar yoğun çalıştığı farklı olduğu için eğitmen olma süresi de farklılık göstermektedir. Çigong’a yatkın ve çalışkan öğrencilerin bile en az birkaç yıllık bir süreye ihtiyaçları vardır.

Tai Chi

Tai Chi Chuan (Taijiquan diye de yazılır), savunma sanatı ve Çigong hareketlerini yavaş, akıcı, dairesel hareketler ve rahat bir zihin ve bedenle yaptığımız için hareketli meditasyon da denen, denge, esneklik, kalp-damar sağlığı ve bağışıklığı güçlendiren bir egzersizdir.

Harvard Medical School Tai Chi’yi sağlık için yapılabilecek en iyi egzersizlerden biri olarak adlandırmıştır. İnme, kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon, multiple sclerosis, Parkinson, Alzheimer ve fibromiyalji hastalarının iyileşme sürecini destekler. Düşme riski, stres ve ergen dikkat bozukluğu ve hiperaktivite semptomlarını azaltır.

Tai Chi, Yin ve Yang yani Edilgen ve Etken unsurların dengesi ve değişimine dayandığı için ileri-geri, yukarı-aşağı, sağ-sol, genişleme-daralma, saldırı-savunma gibi unsurların dengesi üzerine kurulmuştur. Tai Chi hareketleri kaba kuvveti yumuşaklıkla karşılayıp onun hareketi doğrultusunda ilerleyerek enerjisini dönüştürüp kullanır. Bu, Taocu düşüncenin temellerinden olan her türlü hareketin aşırıya ulaştığı zaman karşıtına dönüşmesi ve yumuşağın sertten güçlü olması ilkeleriyle uyumludur. Tai Chi tarihsel olarak bir savunma sanatı olsa da derslerimizde sağlık ve enerjiyi geliştirmeye odaklanırız.

Türkiye ve Kıbrıs’taki Tai Chi dersleri ve kampları için lütfen Program’a bakın.

Tai Chi formları arasında en yaygını 1800’lerin ortasında Yang Lu-chan’ın geliştirdiği Yang Stili’dir. 1956 yılında Yang Stili’ndeki tekrarlanan veya uygulanması karışık olan hareketler çıkartılarak 24 hareketlik Yang Stili oluşturulmuştur. Bu, günümüzde en çok çalışılan formdur ve Tai Chi’ye iyi bir başlangıç oluşturur.

42’lik Karma Tai Chi formu Yang, Chen, Wu ve Sun stillerinin birleşiminden oluşur. Bu karma form dört Tai Chi stilini de barındırdığı için 24’lük forma göre daha dinamik ve değişkendir. 42’lik Karma Tai Chi uluslararası spor turnuvalarında Tai Chi yarışmacılarının uyguladığı standart bir formdur.

El itme egzersizleri refleks, duyarlılık, zamanlama, koordinasyon, denge, konumlanma ve fizik kondisyonu geliştiren iki kişilik uygulamalardır. Güce güçle direnme içgüdüsünü yenip güçle birlikte hareket ederken onun yönünü değiştirmeyi öğretir. Öğrenciler el itme çalışmasıyla dış uyaranlara Tai Chi formundan tekniklerle nasıl karşılık vereceklerini ve “dinleme güçlerini”, yani karşılarındakinin niyetinin güç ve yönünü hissetme becerilerini geliştirmeyi öğrenirler.

Taocu (Daocu) düşünceye göre evren yaratılmadan önce hiç bir şey yoktu. Buna “hiçlik” veya “sınırsızlık” anlamına gelen Wu Chi (Wuji) denir ve boş bir daireyle gösterilir. Bu hiçlikte bir farklılaşmanın olmasıyla form meydana gelir. Bu da dairenin ortasındaki noktayla gösterilir. Farklılaşma kutupları, ikiliği oluşturur. Yin ve Yang sürekli değişen ve aynı zamanda birbirini doğuran bu iki kutbu ifade eder. Bunların bir arada gösterilişine de Tai Chi (Taiji) denir.

Wuji (Wu Chi), İlk Farklılaşma ve Taiji (Tai Chi)

Tai Chi 太極 (Taiji 太极)kelimesini oluşturan Çince karakterler “en üst, en yüce, en son” gibi anlamları ifade eder. Dolayısıyla tüm varlığı oluşturan ve “yin”le “yang”ı içeren en yüksek prensip olduğunu düşünebiliriz. Hareket, “yang”ı oluşturur. Hareket, en son noktasına ulaştığında, dinginlik (yin) ortaya çıkar. Dinginliğin en son noktası ise tekrar hareketi (yang’ı) başlatır.
Üstteki şekilden de görülebileceği gibi, iki kutup (yin ve yang) en üst noktaya ulaştığı zaman, karşıtının tohumunu ortaya çıkarır. Chuan (quan) kelimesi ise savaş sanatlarını ifade eder. Dolayısıyla Tai Chi Chuan (Taijiquan) bu en üst prensibe dayanan ve savunma veya sağlık amacıyla uygulanan bir içsel savaş sanatıdır.

Sevim Savaşçı (sevimsavasci@gmail.com) 2016 yılında Tarık Tekman’la Tai Chi eğitmenlik eğitimini tamamlayıp Tai Chi eğitmeni olmuştur.

Tai Chi eğitmeni olmak istiyorsanız lütfen;

  • Birkaç ay Tai Chi yapıp bu çalışmayı ne kadar sevdiğinize bakın
  • Eğer sevdiyseniz birkaç ay daha her gün yapın
  • Hala seviyorsanız, o zaman bu konuyu konuşalım

Eğitmen olmak için grup çalışmalarının yanı sıra birebir derslere de ihtiyacınız olacaktır. Herkesin öğrenme ve öğretme becerisi, doğal yatkınlığı ve ne kadar yoğun çalıştığı farklı olduğu için eğitmen olma süresi de farklılık göstermektedir. Tai Chi’ye yatkın ve çalışkan öğrencilerin bile en az birkaç yıllık bir süreye ihtiyaçları vardır.

The Work (Byron Katie Çalışması)

“Düşüncelerime inandığım zaman acı çektiğimi, inanmadığım zaman acı çekmediğimi  ve bunun bütün insanlar için geçerli olduğunu keşfettim. Özgürlük işte bu kadar basit. Acı çekmenin bir seçim olduğunu farkettim. İçimde bir daha bir an için bile kaybolmayan bir sevinç buldum. Bu sevinç, her zaman, herkesin içindedir.”

BYRON KATIE

“Byron Katie Çalışması dünyamız için bir lütuftur. Acının temel nedeni düşüncelerimizle, zihnimizde dönüp duran ‘hikayelerle’, özdeşleşmektir. B. Katie Çalışması jilet keskinliğindeki bir kılıç gibi bu yanılsamayı kesip zaman ötesi özünüzü bilmenizi sağlar. Bu sayede sevinç, huzur ve sevgi doğal haliniz olarak ortaya çıkar.”

ECKHART TOLLE

The Work (The Work of Byron Katie veya Byron Katie Çalışması) stres, korku, üzüntü, kızgınlık yaratan düşünce ve inançlardan özgürleştiren bir düşünce sorgulamasıdır. Çalışma, bizi rahatsız eden kişi veya durumlarla ilgili düşüncelerimizin gerçeklik derecesini, etkilerini ve farkında olmadığımız durumları göstererek zihnimizin daha açık, esnek ve net olmasını sağlar.

The Work uygulayanların deneyimleri: streste azalma, depresyonda hafifleme, ilişkilerde düzelme, azalan öfke, artan zihinsel netlik, daha fazla enerji, daha fazla huzur.

Tarık Tekman 2010 yılında Byron Katie Çalışması Okulunu (School for The Work of Byron Katie) tamamlayıp bu çalışmayı yaptırmaya başladı. Byron Katie’nin Amerika ve Almanya’daki birçok eğitimine katıldı ve bazılarında personel olarak görev yaptı. Tarık Tekman’la İstanbul veya Kıbrıs’ta yüz yüze veya herhangi bir yerden WhatsApp ya da Skype’la bir saatlik bir çalışma yapmak için Çalışma Formu’nu doldurun (formu doldurmakta zorlanıyorsanız, görüşme sırasında birlikte de doldurabiliriz) ve randevu alın. 

Bırak

“Ben” dediğin zaman yaşamın bir bölümünü kendin olarak tanımlıyorsun. Sonra bunun bir tanım olduğunu unutup yaşam “Ben” ve “Ben Olmayan” diye bölündü sanıyorsun. Yaşamın geri kalanına göre “Ben” o kadar küçük ki korkuya kapılıyorsun.

“Ben”i yaşatabilmek için çaba lazım. “Ben”in içinde iyi şeyler var, onları tutmak lazım. Bir de üstüne dışarıdaki iyi şeylerden eklemek lazım. “Ben”in içinde kötü şeyler de var, onları atmak lazım. Bir de üstüne dışarıdaki kötü şeyleri uzak tutmak lazım.

Bir yandan tutup çekerken diğer yandan atıp itmeye başlıyorsun. Bu çabanın sonu yok. “Ben”i yaşatma gayretiyle, “Ben”in yok olacağı korkusuyla “Ben”in ne olduğuna, nerede olduğuna bakmak aklına gelmiyor.

Çırpınmayı bıraksan “Ben” ölür mü? Yaşamayan nasıl ölür? Tanım yaşayabilir mi? Yaşam bölünebilir mi?

“Ayağımın altı kaşınıyor” dediğinde ayağın alt ve üst diye ikiye mi bölünüyor? “Ben” dediğinde yaşam “Ben” ve “öteki” diye ikiye mi bölünüyor?

“Benim hayatım” dediğin şeyi kontrol edebiliyor musun? “Ben”i kontrol edebiliyor musun?

“Ben”, olduğunu zannettiğin yerde mi? “Ben”in dışında kalan ne?